İstanbul Koyu Mavi

  • Archive
  • RSS
  • Ask me anything

Isınma Turları

Yaklaşık iki aydır öldürmeyen, süründürmeyen ama yaşam kalitemi çok bozan dandik hastalıklarla uğraşıyorum. İlaca 200 liradan fazla harcadım, doktora da (harcadığımız benzini de sayarsak) en a 550 lira harcadım. 100 euro bile değil aslında. Keşke euro’yla kazanıp tl ile sağlık harcaması yapsak. Tübitak projesi bitti ama proje henüz tamamlanmadı. Önümde baya bir iş yığılı. Bu kur dalgalanmasından sonra Türkiye’de satamayacağımı bildiğim bir ürünü geliştirmeye çalışıyorum. Aslında bir bakıma boşa uğraşıyorum. Şirket bu sırada eksi yazmaya da devam ediyor. 1512 için iş planı hazırlarken ve projeye ilk başladığımda var olan içimdeki heyecan artık yok. Ülkenin gidişatından sorumlu insanlar ufak ufak ülkenin gidişatının gidişat olmadığını anladılar ama sorumlusunu (biraz da içgüdüsel bir suçlulukla) hala anlayamadılar. Bu anlayamamazlık içinde biz telef oluyoruz. Kendimi sürekli yorgun ve uykulu hissediyorum. Gerçekten fiziksel olarak bu vaziyette olduğumdan değil tabi. Bodrum’a taşınalı tam 2 yıl olacak yarın. Eğer taşınmayıp İstanbul’da kalsaydık heralde şimdiye çoktan yurt dışına taşınmıştık. Buranın (en azından kışları) sakinliği bizi de sakinleştirdi. Gerçi ben artık sakin kalamıyorum. Benim gibi kontrollü sakin bir insanı bile çileden çıkarttılar. Vulcan’lıdan Klingon’luya dönüştüm şu iki yılda. Ben böyle dönüşürken diğer insanlar da yerinde durmadı aslında. Git gide stresimizin artması da bu yüzden sanırım. Ülkenin hali kötüleştikçe insanlar da kötüleşti ve sertleşti. Yakın gelecekte bu konu hakkında olumlu bir gelişme beklemiyorum. Nasıl olur da bi ülkedeki insanlar asgari koşullarda dahi birbirini boğazlayacak kadar birbirinden uzaklaşır sorusunun cevabını malesef bilmiyorum ama süreci an be an izledim. Bizim nesle de yazık oldu. 

  • 3 months ago
  • 3
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

Sait ile Toplantı

Uzun bir aradan sonra bloguma bir şeyler yazdım. Aslında ara bir sürü şey yazdım da yazıları tamamlayamadığım için yayınlamadım. Üşenmek de değil de genel bir isteksizlik var üstümde. Keyfim pek yok. Bu yazıyı da sözde bitirip yayına alacaktım 2 hafta önce. Anca şimdi bitti. Tabi ne kadar bitti denilir orası ayrı. Neyse tekrar başlamış olayım yazmaya:

Sait ile Toplantı

Beni tanıyanlar ara ara ortamlarda Robotistan övdüğümü bilir. Türkiye koşullarında işini oldukça düzgün yapan bir firma. Sahipleri de okuldan arkadaşım. Robotistan haricinde Sixfab, Bomec Smart Solutions ve Makerhane markalarının da sahipleri aslında bu adamlar. Arkadaş ortamında biz hala hepsine robotistan diyoruz tabi. Uzun zaman yazı yazmayınca konuya girmekte zorlanıyor insan. Giriyorum. Sait’le okuldan arkadaşız. Sait’le tanıştığımızda (ben okula başladığımda) IEEE kulübünün robotik komitesinin (RAS) başındaydı. O günlerde yegane hedefimiz çizgi izleyen robot, sumo robot vs. yaparak ODTÜ robot günlerine katılmaktı. O zaman tabi Arduino vs. olmadığı için herkes tek tek kullanacağı her kartın PCB’sini çizerdi ve sonra niye çalışmadı diye karta/robota bakardık. Giriyorum derken yine giremedim değil mi konuya. Özetle Sait (ve tabi Ahmet Alpat) liderliğinde bir avuç üniversiteli bir dolu teknik proje yaptık. Şimdi herkes bir yerlere savruldu fakat projelere devam ediyoruz. Ekonomi kötüye giderken bir anda herkes “ÜRETELİM AĞBİ, İHRACAT YAPALIM ÖTTÜRELİM” demeye başladı malum. Sait’le biz de Twitter’dan biraz spontane bir toplantı ayarladık. Elimde lokumumla İkitelli’deki ofislerine gittim.

Aslında konumuz basitçe ihracat ve ödeme almak diyebiliriz. Türkiye’nin hali yüzünden ABD ve Almanya’da şirket kurdular. Peki onların 2 senedir uğraştığı ve benim (hatta eşimin) şimdi karşılaşacağı sorunlar neydi?

1- Kolay ve güvenilir bir ödeme sistemi: Evet paypal çok da mantıklı olmayan bir gerekçeyle ülkemizde hala yasak.

2- Ar-Ge Ekosistemi: Yapılan arge projelerinin değerini anlayan kamu veya özelde çalışan yöneticilerle/yatırımcıların sayısı

3- Ticaret Ekosistemi: Türkiye’de ticaretin durumu zaten malum açıklamayacağım. Merak eden ekşisözlük’e girsin her gün bir rezalet başlığı açılıyor.

Paypal’ın etrafından dolanmak kısmen mümkün. Payoneer, Holvi vs. kullanarak (sağa sola komisyon dağıtarak) ihraç ettiğiniz ürünü iyi kötü Türkiye’ye sokmak mümkün fakat her halükarda bir şekilde Paypal hesabı gerekiyor. Artık yurtdışında yaşayan arkadaş/akraba mı olur, estonya e-vatandaşlık kullanarak banka hesabı açmak mı olur bir şekilde paypal’a dolaylı yoldan erişmek gerekiyor. Çünkü dünyadaki alışveriş ekosistemi paypal ile dönüyor ve paypal ile ödeme yoksa müşteri de o siteyi/mağazayı tercih etmiyor.

Ar-Ge için durum daha vahim. En iyi ihtimalle kimse sizinle ilgilenmiyor ki ben buna razıyım aslında. Genelde işlerinize köstek olacak yasalar, genelgeler, yönetmelikler vs. ile sırtınıza bir yük daha bağlıyorlar. Üretim ekonomisinin değeri yeni yeni anlaşılıyor ama bu henüz yöneticilere ulaşmış değil. Devlette de özelde de durum böyle. Bir arkadaşımın düğününde bir başka arkadaşım davulcuya 20 lira verip “hadi git bizim etrafımızda dolaşma artık” demişti. Teknogirişimlerin yerli yatırımcıya bakışı da inceden böyle aslında.

Ürünü yapmadan önce, yaparken ve yaptıktan sonra ise işler daha da vahim. Türkiye’de ticaret asgari etik şartlar konusunda anlaşabilmiş değil. Nerede bir mini çakallık var orada büyük/küçük yerli firmalar var. Birkaç firma haricinde ne iyi niyetten ne de etikten söz edebilmek mümkün.

Ben laboratuvarım için osiloskop ve sinyal jeneratörü alırken bu tip sorunları yaşadım. Projeyi durma noktasına getirecek kritik cihazlar bunlar. Bu cihazları Türkiye’nin oldukça bilinen firmalarından alıyorum bu arada. Öyle merdivenaltı yerler değil yani. Yazı uzayacak ama monitör almak için uğradığım koskoca Mediamarkt bile bu tip mini çakallıkların peşinde.

Sait’ler sorunu yurtdışında şirket açarak ve normalde Türkiye’ye ödeyecekleri vergileri Almanlara ABD’lilere ödeyerek bu sorunlardan kurtuldular. Bu yolu isteyerek mi seçtiler ya da para için mi seçtiler? Hayır. Malesef yukarıda saydığım, anlattığım ve buluştuğumuzda konuştuğumuz olaylar adamları sopayla kovaladı. Ben ne yapacağım? Bu şekilde devam ederse (ki aksini gösteren bir işaret yok) ben de benzer yolu izleyeceğim.

Bu dertlerden sonra biraz ürün konuşmaya başladık. İki hafta önce tasarım tesciline başvurduğum mini çömlekçi tornasını gösterdim. Benim mamül yine beğenildi ki mekanik ve elektrik tasarımını kendim yaptığım için ayrıca heyecanlandım.

Ürünün satışı hakkında konuştuk. Sait fiyatın ürün için normal ama çoğu müşteri için pahalı olduğu söyledi. Girişimcilik eğitimlerinde de defalarca dinlediğim konudur ürün-pazar uyumu. Evet ürün muazzam olabilir (ne kadar alçak gönüllüyüm) ama örneğin fiyat anlamında hitap ettiği pazara uymuyorsa malesef satmaz. Sait de bundan bahsetti. Fiyatı bir bariyer olarak koymamak önce sadece satmaya odaklanmak gerekiyor dedi. Çünkü ürün satarsa maliyetleri düşürerek karlılığı arttırmak mümkün ama ürünü başta satamazsanız daha sonra maliyeti düşürme fırsatınız da olmaz.

Sait’in bu uyarısıyla bir ucuz ürün yapma fikri kafamda netleşti. Önümüzdeki yıl okullar için belki böyle bir alternatif ürün de piyasaya sürebilirim.

Sait’le uzun uzadıya toplantı yaptık diyemeyeceğim aslında dertleştik. Yemek de yedim bedava. Çiçek gibi oldu. Beni en çok üzen şey insanların yüzündeki o yorgunluktu. Zaten İstanbul’a ne zaman gelsem gördüğüm şey daha da derinleşiyor. Şehirde sadece yaşamak bile Paris-Roubaix yarışı gibi yoruyor insanları. Umuyorum ki bu yorgunluk bir sonraki ziyaretimde daha da artmaz. Görüşme notları diye başladığım yazıyı dertli gönül yazısı olarak sonlandırıyorum. Neyse ya yine iyi yaşıyoruz. Hayat bize güzel.

  • 3 months ago
  • 1
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

5. Gün

Şaka maka eğitimin ortasını geçtik bitireceğiz neredeyse. Çiftçilerle ilgili ihracat işi ya anlatılmadı ya da hoca çok yüzeysel geçti ben yakalayamadım. Emin değilim. Orası boşta kaldı. Bugün ithalatta gümrük vergilerine nereden bakarız konusuyla  başladık. Ekonomi bakanlığının sitesinden bakılıyormuş. Maliyet hesaplama ile güne devam ettik.

İthalatta Maliyet Hesaplama

Bir ürünü ithal edebilmek için gümrüğe CIF değeri ibraz edilmelidir. CIP, DAT, DAP değerleri de kabul edilir. Maliyet hesaplarken aşağıdaki maddeler adım adım toplanır ve toplam gümrük ve kdv masrafı ortaya çıkar.

1- Fatura CIF değeri beyanname tescil tarihindeki kur ile (Merkez bankası döviz satış kuru) TL’ye çevrilir.[A]

2- Eşyanın navlun bedeli [B] Eğer belli değilse faturanın %10’u kabul edilir. Bu durum genelde fatura üzerinde FOB ve CIF değerlerinin ayrı ayrı yazılmaması durumunda olur. Bu yüzden navlun bedelini ayrıca faturada göstermek avantajlı olabilir.

3- Eşyanın sigorta bedeli [C] tutar belli değilse faturanın %3’ü kabul edilir. Aynı B’deki gibi.

4- Yurtdışında yapılacak veya yapılmış diğer masraflar ve iskonto tutarları toplamı [D]

burada araya girelim. İskonto tutarı denilen şey tedarikçinin fatura üzerinde ürün için yaptığı indirimi göstermesi durumu. Örneğin malın liste fiyatı 100 lira. Tedarikçi %20 indirip yaptı ve 80’e satacak. Bu indirimi fatura üzerinde gösterirse sıkıntı. Gümrükte hesap yine 100 lira üzerinden yapılır.

5- Damga Vergisi

6 Yurtiçi harcamalar, KKDF (örneğin vadeli ithalatta CIF kıymetin %6’sı olabilir), ordino, beyanname giderleri [E]

Artık bizim gümrük vergisi için CIF Kıymetimizin değeri yukarıdakilerin toplamıdır. Gümrük vergisi bu CIF kıymeti (CIF Kıymeti = A+B+C+D) gümrük vergi oranı ile çarpılarak bulunur.

KDV Matrahı = CIF Kıymeti + Gümrük Vergi Tutarı + Damga Vergisi + E

KDV = KDV Matrahı x KDV Oranı

Toplam: KDV Matrahı + KDV Oranı

Bu hesapta D maddesi, KKDF gümrük vergisi olmayabilir. Eğer dahilde işleme izin belgesi varsa kağıt masrafı hariç hiç bir gider yok. Neredeyse ham ithalat fiyatı.

İhracatta gümrüğe orjinal damgalı fatura verilir fakat yurt dışındaki müşteriye o faturanın çevirisi gönderilir. İhracatta yurtdışındaki müşteriye gönderilen faturanın maliye bakanlığı onaylı olmasına gerek yoktur.

İthalatta Gözetim Uygulaması (ÇOK ÖNEMLİ KONU)

Burada bu ek verginin uygulanma nedeni aslında gümrük birliği nedeniyle önümüze gelen gümrük vergilerinin koruyamadığı iç piyasadaki sektörleri koruyabilmek. Bunun tek istisnası dahilde işleme belgesi ile ithal edilen ürünler. Bu arada bu tip ithalat için teminat bedeli de gözetim uygulaması sonucu oluşan fiyata göre belirleniyor. İthalat yaparken çok dikkatli olunması ve kesinlikle gümrük müşavirinden “İthalattan Önce” bilgi alınması gerekli.

Gümrük Nakliye ve Sigorta’da Bazı Terim ve Kavramlar

Gümrük Bölgesi: Ülke toprakları içinde sanal yurtdışı alanlar.

Gümrük Kanunu: Giriş-çıkışı kontrol eden kanun

Gümrük Beyanı/Beyannamesi: Kişilerin hangi eşyaları girip-çıkartacaklarını söyledikleri beyannameler.

Eşya: Giren-çıkan mal

Kişi: Giren-çıkan malı alan/veren kimse

Serbest Dolaşım: Gümrük birliği içinde dolaşan eşya

Gümrük Vergisi: Giren mal için çeşitli mevzuatlarla düzenlenen vergi

Temsil: Gümrük Müşaviri

Gümrük Rejimleri

Gümrük işlerini, daha doğrusu ithalat işlerinde kafaları karıştıran şey bu bölüm aslında. İthalatla ilgili bir sürü mevzuat var. Aşağıda bu mevzuatların detayları değil de tanım olarak ne olduğundan bahsedildi sadece. Her biri derya deniz konu.

1- Serbest Dolaşıma Giriş

Gümrük Birliği ülkelerine mal sokarken yapılan uygulamalar

2- Gümrük Antrepo

Gümrük işlemleri yapılmadan önce gümrük içinde depolanma, indirme yükleme gibi durumları tanımlayan düzenleyen kurallar

3- Dahilde İşleme

Üstüne daha önceki günlerde çok konuşuldu. Özellikle ihracat yapan bir firma için olmazsa olmaz bir mevzuat.

4- Gümrük Kontrolü Altında İşleme

İthal malın gümrük işlemine tabi tutulmadan çeşitli işlemlere (paketleme, marka basma vs.) tabi tutulmasını düzenleyen mevzuat. Oldukça yaygın kullanılıyor.

5- Antrepo Devri

Yukarıdaki maddede gümrük işlemine tabi tutulmadan işlenen malın gümrüklenmeden önce müşteriye satılması durumu için bir mevzuat. Tek gümrük vergisi ve tek kdv kesildiği için hem üretici hem de müşteri için avantajlıdır.

6- Geçici İthalat

Mal geçici süreyle Türkiye’de kalacağı durumlar için (Tamir, bakım, fuar vs.) mevzuat

Dahilde işleme izin belgesi yoksa garanti için vs. mal gümrükten çekilmez.

7- Hariçte İşleme

Hammaddenin yurtdışında yüksek teknoloji ile işlenip geri ülkeye sokulması ile ilgili durumları düzenleyen mevzuat

Temsil Türleri

Doğrudan Temsil: Firmanın kendi kendini temsil etmesi durumu. Firma ithalat ihracat işlerini kendi bünyesinde yapar.

Dolaylı Temsil: Firma dış ticaret işlemlerini gümrük müşaviri veya bu işi yapan firmalarla halleder.

Gümrük İdareleri

1. Sınıf: Her türlü giriş-çıkış, laboratuvar tahlili vs. olan üst düzey gümrük

2. Sınıf: Yukarıdaki gibi mal giriş çıkışı yapılabiliyor fakat laboratuvar olanağı yok.

3. Sınıf: Sadece yolcu ve yolcu yanında gelen eşya girişi kontrolü yapan gümrük.

Eğitimin bu bölümünde baya katalog bilgiler anlatıldı. Paketleme nasıl yapılır, teslim şekilleri nelerdir gibi şeyler her yerde olduğu için ve kritik tecrübe bilgileri olmadığı için bunları yazmıyorum. Yine yazardım aslında deftere not aldım sonuçta ama yalan yok biraz da üşendim. Belki düzgünce yazarım başka bir yazıda.

    • #GEKA
    • #BODTO
    • #İhracat
    • #İthalat
  • 9 months ago
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

4. Gün - Lojistik, Müzakere KDV ve Diğer Enteresan Bilgiler

Bugün dün konuşulan konuların devamıyla başladı. Hesap kitap işinde bütün sınıf çuvalladık ve KDV konusundaki bilgisizlik nedeniyle fiyatların nasıl şiştiğini de öğrenmiş olduk. Yazının sonlarına doğru anlatacağım. Başlayalım bakalım:

Dün eximbank konuşulurken iskonto meselesi unutulmuş. Eximbank’ın iskonto satış programı diye bir programı var. Vadeli satışı yapıp parasını direk alıyoruz. Vadeyi eximbank bekliyor. Müşterinin finansmanını bulmuş oluyoruz aslında.

Pazarlamada tersine beyin fırtınası yapmak avantaj sağlayabilir. Yani konu “Satmak için ne yapmalıyız? değil, SATMAMAK için ne yapmalıyız?” olmalı. Bu sayede neleri yapmamamız gerektiğini tespit edebiliriz.

Hocanın bu pazarlama ile ilgili konuya girdikten sonra sorduğu sorulardan biri şöyleydi: Bir şirketin hangi fonksiyonları var?

1- Üretim

2- Pazarlama

3- Finans

4- İnsan Kaynakları

Bu dört fonksiyonun senkronize yönetilmesi gerekiyor. Yönetici bunları düzgün ayarlayamazsa şirkette sorunlar başlıyor ve en nihayetinde şirket batıyor. Kobilerin çoğunun batma nedeni de Türkiye’deki kobilerin çoğunun üretimden yetişip gelmesi. Finans, pazarlama konusunda bilgisi zayıf, insan kaynağı yönetimi bir ihtimal kabul edilebilir seviyede olduğu için yukarıda söz edilen denge ve senkronizasyon oluşamıyor.

Almanya ile ticaret için mavirehber.de adresine göz atılabilir.

Müzakere

Müzakere, birbirinden birtakım şeyler elde etmek isteyen kişilerin, kurumların, devletlerin, diğer tarafı ikna etmek ve etkilemek suretiyle,kendi istekleri gibi düşünmelerini ve taleplerini kabul etmelerini sağlamaya odaklanan bilgi ve hüner sergiledikleri bir iletişim ve karar verme sürecidir.

Müzakere Konuları

  • Fiyat
  • Kalite
  • Sevkiyat Tarihi
  • Ödeme Şartları
  • Kusurlu Ürün
  • Bayilik Şartları

Müzakereye gitmeden önce karşı tarafa müzakere konularını yazmak iyidir. Karşı tarafa da hazırlık şansı vermek müzakere başarınızı arttırır.

Müzakere Aşamaları

  • Durum Analizi - Karşı taraf incelenir, araştırılır.
  • Hazırlık - Müzakereye kimin gideceğine karar verilir.
  • Pazarlık
  • Anlaşma
  • Takip+Kontrol

Kesin iş bağlama tatlısı: Kestane şekeri

Müzakerede Dört Durum

Kazan-kazan: Her iki taraf da kazanır. Arzulanan ve müzakere sırasında takınılması gereken tutumdur. En ideal koşul denilebilir.

Kazan-kaybet: Uzun vadeli olmaz. Kaybeden taraf fırsatını bulduğunda iş ilişkisini keser.

Kaybet-kazan: İş daha sürekli olur. Uzun vadede fayda sağlayabilir.

Kaybet-kaybet: En mantıksızı. Uzak kalmak gerekli.

Ticarette amaç işbirliği ile daha iyi kazanç sağlamak. 1+1=2 durumunda uzun vadede kazanç yok fakat 1+1=3 ettiği durumda her iki taraf için de ticaret sürdürülebilir ve kazançlı olur.

Müzakerede Olmazsa Olmazlar

10 tane madde var. Çok üstünde durmadık yukarıda konuştuğumuz için ama ben yine de yazayım. Maksat yazı uzun görünsün.

  • Müzakereyi Planlayın
  • Müzakereci tipinizi bilin
  • Kazan-kazan anlayışını benimseyin
  • Hedefi yüksek tutun
  • Basit bir dil kullanın
  • Bol bol soru sorun ve dinleyin
  • Karşı tarafın kültürünü araştırın
  • Sabırlı olun
  • Tavizlerinizi belirleyin
  • Mutlaka batna* hazır olsun

Batna nedir: “best alternative to negotiated agreement” Yani cebinizde bu müzakereye ek bir müzakere daha olsun, boş dönmeyin. Örneğin satış yapamadığınız bir müzakerede firmayı satın almayı teklif edin.

Müzakerede Sorunlar

Kültürel Farklılıklar

Patronlar - Kendi patronun müzakere sırasında en büyük sorun

Ekip olarak müzakere - Karşı tarafın ya da sizin tarafın ekip olması sorun. Sözcü sçmek ve sadece onun konuşması en iyisi.

Rüşvet - Pazarlığı yapan müzakereci rüşvet isteyebilir. Hazırlıklı olunmalı.

Batıdan gelen müzakereci tek kişi gelir fakat doğudan gelen ekip olarak gelir.

Dünyada Müzakere

Bunu tablo olarak paylaşmakta fayda var. 

image

Sözleşme

Sözleşmede yer alması gereken maddeler aşağıdaki gibi (hatta aşağıdaki sırada genelde) oluyor. Başka başlıklar eklenip çıkartılabilir.

1- Sözleşmenin Konusu (Subject, Scope, Content)

2- Tanımlar - Satılan ürüne ilişkin özellikler

3- Paketleme - Paketleme detayları

4- Miktar

5- Teslim bilgisi

6- Teslim süresi

7- Fiyat

8- Ödeme şartları - Hangi evraklar isteniyor, Nasıl ödenecek?

9- Sigorta şartları - Sigorta yapılacak mı? Hangi şartlarda kim yapacak?

10- Tarafların elinde olmayan nedenler (Force Majeur)

11- Anlaşmazlıkların çözümü - (Settlement of Disputes)

12- Diğer şartlar

Dış ticarette bir anlaşmazlık oldu ve 11. maddede çözüm için TC yasaları ve mahkemeleri yazıldı diyelim. Karşı tarafı mahkeme haksız buldu. Bu sizin karşı tarafa bir yaptırım uygulamanız için yeterli olmaz. Türkiye’de alınan kararı yaptırım için kullanmak istiyorsanız;

1- O ülkenin Türkiye yasalarını tanıması gerekli

2- O ülkenin mahkemesinin Türkiye’deki kararı onaylaması gerekli.

Bu işlem hem çetrefilli hem de çözümü garanti etmiyor. Aslında yapılması gereken nereden para alınacaksa o ülkede dava açmak. Yani sözleşme maddesini ona göre yazmak gerekli.

Türkiye’deki ticari çözümsüzlükler için tahkim var. TOBB ilgileniyor.

İmza üstte, isim alttadır. Ayrıca imza ve kaşede aslolan her ikisinin ayrı olmasıdır fakat Türkiye’de hepsinin üst üste gelmesi istenir. İmzanın resmi tanımı, ad ve soyadın el yazısı ile yazılmasıdır.

Müşteri Memnuniyeti

Müşterinin bir ürün veya hizmetle ilgili asgari beklentilerini karşılamak, müşterinin daha avantajlı bir firma bulduğunda sizinle iş yapmayı kesmesine neden olur. Müşterinin sadece asgari beklentilerinden fazlasını karşılayabilmek müşteri memnuniyetini ve bağlılığını arttırarak firmayla çalışmasına devam etmesini sağlar. Maddi bir yük getirmeden bu fazlalığı karşılayabilmeye ticari zeka denir.

Ticarette önemli detaylardan biri de satışı neden yaptığını (Bu adam malı benden nedne aldı?) bilmektir.

Lojistik Terimleri

Charter ve Charter party: Taşıma sistemine verilen addır. Tarifeli değildir. Pahalıdır.

Liner: Konteyner taşıyan gemiye verilen isimdir. Tarifelidir.

Ro-Ro: Roll on-Roll off Araç taşıyan gemilere denir.

Bill of Lading: Konşimento

Demurrage/Despatch: Nakliye aracının sürecinin planlanandan uzun sürmesi/kısa sürmesi

Duty: Gümrük

Barge: Dümensiz sala verilen isim

İç Nakliye: Uluslararası nakliyenin başladığı noktaya kadar yapılan taşıma

LCL: Less Container Lot. Bir konteynerı doldurmayan yük

FCL: Full Container Lot. Bir konteynerı dolduran yük

  • Bir geminin ambarına mal yükleniyorsa charter (veya charter party) olur.
  • Charter party’nin oluşması için aynı gemiye farklı müşterilerin mal yüklemesi gerekir.
  • Liner tipi taşımacılık kobi seviyesinde ticaret için daha uygundur fakat tarihleri biz değil gemi belirler. Sevkiyatları (dolayısıyla üretimi) buna göre belirlemek gerekir.
  • Charter’da iş akışı Consignee (İthalatçı) < Master (Kaptan)< Shipper (ihracatçı) şeklindedir. Liner’da ise Consignee<Forwarder (Komisyoncu veya Konteyner sahibi)<Master<Forwarder<Shipper şeklindedir.
  • Kaptan kaç forwarder ile çalışıyorsa o kadar konşimento alır.

Gümrük neyi mühürlüyorsa o nakliye aracıdır. Örneğin Charter’da gemi, Liner’da konteyner, Ro-Ro’da Tır nakliye aracı olarak adlandırılır.

Masraf Kalemleri

Üretim Bedeli, Ambalaj, İç Nakliye, İç Sigorta, Nıspi Aidat, Vesaik, Gümrük, Yükleme, Banka, Navlun, Sigorta, Sigorta Dışı, Masraflar, Boşaltma, Vesaik, Gümrük, Gümrük Vergisi, KDV, İç Nakliye, İç Sigorta, Banka şeklinde sıralanır. Ticaret sırasında baştan sonra bu masraf kalemlerinin hepsi oluşur. Bunlara ek başka masraflar çıkabilir ama eksilmez.

Fiyatı ihracatçı hesaplar/belirler.

FOB/FCA Hesabı (Free On Board/Free Carrier)

Malı gümrüğe koy. Gerisini ithalatçı yapar şeklinde toplanan masraflara denir. Üretim, Nısbi aidat (İhracatçılar birliği alır, %0,1 sabit oran) Vesaik masrafı, Banka masrafı, İç nakliye ve sigorta (bazen olmayabilir), Yükleme, Gümrükleme, Kâr ve Ambalaj masrafları FOB’u oluşturur.

Nısbi aidat FOB rakamı üzerinden alınır fakat bu aidat tutarı da FOB’un içindedir. Hesabı biraz enteresan tek bilinmeyenli denklem şekline dönüştürüyor.

Bankalar ticaretin sonunda hesabınıza aktarılan tutar kadar paradan kesinti yaparlar. Bu nedenle bu yüzdelik gider de FOB içinde yer alır.

Forwarder’lar bir konteyner için yükleme dahil 75 euro para isterler. (Bu aralar)

Yüzdelik kâr yerine birim ürüne sabit kâr daha kolay hesap yapılmasını sağlar.

CFR Hesabı (Cost and Freight)

FOB’a ek olarak navlun (taşıma) ücreti de eklenir. Duruma göre istifleme masrafı da buna eklenebilir. Dikkat edilmesi gereken bir husus, bankanın kesintisi (komisyonu) toplam gelen ödeme tutarı üzerinden yapıldığı için FOB’a ek olarak taşıma maliyetine eklenen banka komisyonunun da hesaba eklenmesi gerekir.

CIF/CIP Hesabı (Cost Insurance Freight/Carriage and Insurance Paid To)

Burada CFR’ye ek olarak sigorta ücretleri de hesabın içine girer. Yine banka komisyonunun sigorta için de hesaplanması ve toplam gidere eklenmesi gerekir.

Katma Değer Vergisi (Value Added Tax/Katılan Değerin Vergisi)

image

Burada sağ tarafta müşteriden kdv olarak 11 lira tahsil edildiği görülür. Bu tahsil edilen tutarda 0 fazladan 1 lira devlete ödenir. Bakıldığı zaman üste konulan kârdan alınan vergi (katılan değerin vergisi) olduğu görülebilir.

Hiçbir şekilde KDV’den kâr ya da zarar edilemez.

İhracatta Ürün Tedarikçilerine göre KDV Mevzuatı

Muazzam başlık oldu. Ben bu işin dersini versem direk bunu sorarım. Mis gibi soru. Neyse. İhracatta üç farklı KDV uygulaması var diyebiliriz. Bunlar aşağıdaki gibidir:

1- Tüccar

2- İmalatçı (Kapasite kullanım raporu sahibiyse)

3- Çiftçi

Tüccardan Mal Alımında KDV

image

Burada görüldüğü gibi ihraç edilen maldan kdv alınmaz. başta ödenen 10 lira kdv daha sonra mahsup edilir.

İmalatçıdan Mal Alımında KDV

Burada iki türlü yöntem var. İlki tüccardan mal alımıyla aynı. Diğeri ise “İhracat Kaydı ile Teslim” Bu ikinci durum KDV mevzuatında sadece burada yer alıyor. Fatura kesilirken üzerine “3065 sayılı kanunun 11/1-C maddesi kapsamında ihraç kaydı ile teslim edilmiştir” ibaresi yazılır. İmalatçı KDV tahsil etmez. Burada önemli bir kural (aslında iki kural) var. Bu şekilde ihracat yapılacaksa;

1- Mal değiştirilemez

2- İç piyasaya satılamaz.

Devlet fatura üzerindeki yazıyı görünce KDV ödemesini üç ay tecil eder. KDV mevzuatı gereği bu şekilde alınan malın üç ay içinde ülkeden çıkması gerekir.

Bu tip ticarette asıl tehlike üretici içindir. İhracatı yapan kişi gümrük çıkış kağıtlarını üreticiye teslim eder, üretici de bunu vergi dairesine (Bu üç aylık süre zarfında) teslim ederek yukarda anlatılan tecilli kdv’yi sildirir. Eğer üretici bu evrakı götürmezse (ihracatçı üreticiye vermezse) üretici kdv tutarı ile birlikte ceza ödemek zorunda kalır. Bu yüzden bu sisteme üreticiler sıcak bakmazlar ya da ek güvenlik isterler.

İthal edilen mal daha sonra ihraç ediliyorsa devlet SIFIR LİRA kdv toplar.


Düne göre daha az yorucu bir gündü. Bütün sınıf kdv hesaplama konusunda sınıfta kaldık. Hadi ben hayatımda bir kez fatura kestim, onda da değerleri muhasebecim söyledi. Geriye kalan onca insan yıllardır fatura kesiyor. Nasıl oldu da bu günlere gelebildiler. Hayret.

    • #BODTO
    • #GEKA
    • #İhracat
    • #İthalat
  • 9 months ago
  • 2
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

3. Gün - Dış Ticaret Hakkında Bir Sürü Şey

Güne tanıtım kanallarıyla başladık ama hızlı geçtik. Bugün hesap kitap yapıp fiyat belirleyecektik ama yetişmedi. Bodrum Ticaret Odası’nın da pintiliği tuttu dümdüz çayı iteledi bize. İnsan bi püsküüt müsküüt bi’şey koyar çayın yanına. Katılımcılardan biri simit almasa mındar olmuştuk.

Tanıtım Kanalları

Aktif Tanıtım Kanalları: Birebir görüşme, Fuar, Tanıtım Grupları, Alım Heyetleri, Yurtdışı mağazalar, Bayiler

Pasif Tanıtım Kanalları: Web sitesi, Broşür, B2B ve B2C siteler, Veritabanları, TOBB Bültenleri, DEİK, Sosyal Medya, Sektörel Yayınlar, Gazete İlanları

Dış ticarette pazarlama yaparken bütçenin çoğunluğunu aktif tanıtım kanallarında kullanmanın geri dönüşü daha fazla.

Türkiye’nin dış ticaretteki müşterisi bakkallar. Süpermarket seviyesinde adetli üretimimiz ne yazık ki yok.

Pazara Giriş Süreçleri

Doğrudan İhracat: Aracı kullanmaksızın tüm işlemlerin yapılmasıdır. Ayrı bir firma açıp işleri buradan yürütmeyi ya da bir ihracat departmanı kurmayı gerektirir.

Dolaylı İhracat: İhracat konusundaki deneyimli firmalardan ücreti mukabilinde ihracat ile ilgili işleri yaptırmak bu tanıma giriyor. Komisyoncu, Acente, Yerel Alım Ofisleri, Dış Ticaret Şirketlerinin tamamı bu tanıma dahil.

Sözleşmeye Dayalı Giriş Süreçleri

Lisans Anlaşmaları: Teknoloji, marka, patent gibi değerlerin bedel karşılığı devredilerek o pazara girilmesidir. Pazara giriş bu yöntemle kolaydır.

Lisans anlaşmaları haricinde Franchising, Sözleşmeli üretim, anahtar teslim projeler, yönetim sözleşmesi (şirketin tepesine profesyonel yöneticiler atamak), montaj operasyonları da sözleşmeye dayalı giriş süreçlerinin içindedir.

Yatırıma Dayalı Giriş Yöntemi

Ortak Girişimler: İhracat ve ithalat yapan firmalar arasında ortaklık kurularak iş yapılmaya başlanması. Nispeten daha güvenlidir.

Uluslararası Birleşme ve Satın Almalar: Pazara yurt dışından bir firmayı satın alarak veya o firmaya ortak olarak girme yöntemi. Satın alınan veya ortak olunan şirketin evveliyatının iyi araştırılması gerekiyor. Yoksa daha sonra başınıza iş açabilir.

Doğrudan Yatırım: Hedef pazarda tesis kurmak diye özetleyebiliriz. O ülkedeki teşvikleri de kullanmayı sağlayabilir.

İhracat Konsorsiyumları: Sektörel dış ticaret şirketleri ve dış ticaret sermaye şirketleri modelleri bu yönteme birer örnektir.

Dış Ticaret Nedir?

Uluslararası her türlü ticari faliyettir. Ülkeler arası ürün ve hizmet alım satımı şeklinde gerçekleşir. Bu alım satım işlemleri ihracat, ithalat ve transit ticaret uygulamaları çerçevesinde yapılır.

Yabancıya yapılan hizmet: Hizmet yurtiçinde verilir, Kesilen faturada kdv olur.

Yabancıya yapılan hizmet ihracatı: Hizmetin yurtdışında verilmesi ve müşterinin yurt dışında olması gerekir. Kesilen faturada kdv olmaz.

Dış ticaretin yapılabilmesi için ihracat, ithalat ve transit ticaretin iyi bilinmesi gerekir.

Nasıl İhracatçı/İthalatçı Olunur?

İhracatçı olmak: İhracatçı birliğine üye olan her gerçek/tüzel kişi ihracat yapabilir.

İthalatçı olmak: İthalat yapmak isteyen her gerçek/tüzel kişi ithalat yapabilir. Henüz ithalatçı birlikleri aktif olmadığı için bunlara üye olmasına gerek yok. Şu an sadece kanun var.

İHRACAT Kelimesinin Kökeni: HRC yani Huruc. Çıkış demek.

Türkiye’de 220 tane gümrük var. Bir mal gümrükten çıktığı anda ihracatı yapılmış demektir. Malın kurcalanmaması için (kolluk kuvvetleri, diğer birimler vs.) gümrükleme işleminin bize en yakın yerde tamamlanması ve malın mühürlenmesi gerekir. Mühürlenmiş mal ancak ve ancak gümrük memuru nezaretinde açılabilir.

İTHALAT Kelimesinin Kökeni: THL yani Duhul. Giriş demek.

Transit Ticaret Nedir?

Malın bir ülkeden diğer ülkeye satışının yapılması fakat başka ülkeden ihraç/ithal edilmesidir denilebilir.

image

Bu tip ticarette bir tane ithalatçı bir tane ihracatçı olur. Malın nereden geldiği-gittiği muhakkak vesaikler içinde yer alır.

İhracatçı firma ile kalite ve teslim süresi hakkında; ithalatçı firma ile ödeme şartları ve ödeme süresi hakkında sözleşme maddelerine önem verilmelidir.

Menşei şehadetnamesi ibrazı gümrükte zorunlu değil. İthalatçı firma talep edebilir.

Transit ticaret yapılıyorsa ihracatçılar birliğine üye olunması gerekmez. Buna karşın devletin dış ticarete ilişkin teşviklerinden yararlanılamaz.

Dış Ticaretin Üzerine Kurulduğu Beş Kelime

LOADING - Yükleme

SHIPMENT - Sevkiyat: Malın karşılığında nakliye firmasından konşimentonun alınması

TRANSPORTATION - Taşımacılık

DELIVERY - Teslimat: Alıcı bütün evrakları taşıyıcı firmaya ibraz ederek malı teslim alır.

DISCHARGING - Boşaltma

Dış Ticarette İş Akışı

image

Para mal karşılığı değil, evrak karşılığı alınır. İhracatçının yaptığı en önemli şey, evrakları tesis etmesidir.

İthalatçı evrakları teslim alabilmek için ya parayı peşin öder ya da vadeli ödeyeceğini güvence altına alır. İhracatçı bu şartlar sağlandıktan sonra evrakları gönderir.

Dış ticarette ihracatçının en büyük korkusu, parasını alamamaktır. İthalatçının en büyük korkusu ise malın gelmemesi ya da kalite hatasıyla gelmesidir.

İthalatçı Olarak bir malın kalitesinden emin olmanın üç yolu vardır. Bunlar sırasıyla; yerinde kontrol, gözetim firması ve küşat hakkıdır. Sözleşme, numune ve resmi kalite belgeleri kaliteyi garanti etmez.

Satış Nasıl Yapılır?

İletişim ile yapılır.

1- Yazılı İletişim

Tanıtım: Şirket/ürün tanıtımı yapılır.

Teklif: Ürün fiyatları belge örnekleri gönderilir.

Proforma Fatura: Faturanın kesilmeden önceki son halidir. Resmi bağlayıcılığı yoktur. Firmalar arası mutabakat sağlanması için kullanılır.

2- Sözel İletişim

Telefonla: Yukarıdaki adımlardan genellikle tanıtım ve bazen teklif sürecinin sözlü olarak yapılmasıdır. Telefon görüşmesinden sonra muhakkak yazılı olarak karşı tarafa paylaşılması, yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracaktır.  

Yüz yüze: Yine tanıtım ve teklif adımlarının yüz yüze (Fuar, satın alma grupları vs.) konuşulmasıdır. Yine yazılı olarak karşı tarafa iletilmesinde fayda vardır.

Maliyet Avantajı Sağlayacak Uygulamalar

Dış ticarette rekabet ve kârlılık, teşviklerin kullanılması ile sağlanabilir. Tüccarlar için bu teşviklerin kullanılmaması genellikle rekabette geride kalmalarına yol açar.

Maliyetler Nedir? Hangilerinde Devlet Desteği Var?

Hammadde: Var

Ambalaj: Var

Nakliye: Var

Pazarlama: Var

Finans: Var

Vesaik: Yok

Genel Giderler: Var

Zarar: Var

En kritik maliyet kalemi hammadde ve ambalaj. Bu konuda en büyük teşvik ise “Dahilde İşleme Rejimi”

Dahilde İşleme Rejimi

Dahilde İşleme Rejimi teşviğinin amacı: Ülke içinde dünya fiyatlarından temin edilemeyen, üretimi bulunmayan veya yetersiz olan ya da istenilen kalitede olmayan eşyanın gümrük muafiyeti ile ithalatına imkan sağlanması yoluyla girdi maliyetini azaltarak ürünlerde dünya piyasalarında rekabet gücü kazandırmak suretiyle ihracatı arttırmak. Çok uzun cümle oldu fakat hocanın sunumundan direk aldım.

1- İthalatta şartlı muafiyet (Ana yapı)

Üretim kapasite raporu alındıktan sonra ihracatı yapılacak üründe kullanılması planlanan ürünün vergisiz alınması için dahilde işleme izin belgesi çıkarttırılır. Bu belge ile ithalat yapılır. Üretim yapılır ve 6 ay içinde ihracat yapılır. Buna önceden ithalat denir.

İthalat yapılırken vergi miktarı kadar teminat yatırılır. İhracat yapıldıktan sonra bu teminat geri alınır. Eğer 6 ay içinde ihracat yapılmazsa (altı ay uzatma ve üç ay nakliye kaynaklı sorun nedeniyle uzatmadan sonra) verilen teminat yasal faizin %50 fazlası ile geri alınır.

Mal iade olursa iade miktarına göre teminattan düşüm yapılarak geri alınır.  

AB’den mal alıp, AB’ye satış yapılacaksa gümrük vergisi muafiyeti söz konusu değil. Yine de KDV’den muaf olmak için bu belge kullanılmalı.

Üçüncü ülkeden hammadde alıp mamül haline getirip Gümrük Birliği ülkelerinden birine satılırsa teminat %100 yakılır. Teminat tutarı telafi edici vergi olarak firmadan tahsil edilmiş olur. Bu sorunu yaşamamak için ATR belgesi almamak/vermemek gereklidir.

2- Eşdeğer eşya kullanımı (Ek Yapı)

Burada yukarıdakinden farklı olarak ithal edilecek mal önce yurt içinden temin edilir ve üretime dahil edilerek ihraç edilir. Ardından mal ithal edilir. Bu malın iç pazarda satılması veya yine ihracatta kullanılması firmanın inisiyatifine kalmıştır. Buna ise önceden ihracat denir. Dünkü thinktank çalışmasının altındaki yöntem budur.

Yurtdışında ucuz, Türkiye’de pahalı ve gümrük vergisi yüksek olan ürünler bu yöntemle yüksek karlı olarak satılabilir. Tüccar için bu tip ürünler çok avantajlıdır.

3- İthalatta alınan verginin iadesi (Ek Yapı)

İlk maddedeki yöntem kullanılırken ithalat sırasında teminat yatırmak yerine yanlışlıkla vergi yatırılırsa bu yöntem uygulanır.

Her ürün dahilde işleme rejimine dahil değildir. Bu yüzden ithalat yapmadan önce bunu araştırmak gereklidir.

Teşvik Programları

İstihdam Desteği - Kosgeb ve Ekonomi bakanlığı destek veriyor.

Yurtdışı Fuar Desteği: Yine Kosgeb ve Ekonomi bakanlığı destek veriyor.

Yurtdışı Birim, Marka Tanıtımı: Artılarıyla eksileriyle detaylı araştırılmasında fayda var. Yurtdışında açılan dükkanın kirasını 4 yıl boyunca devlet karşılıyor.

Turquality: Bu desteklerin katlanmış olarak verilmesini sağlıyor fakat efektif kullanılamadığı için bitti.

İhracat Pazar Araştırma Desteği: İhracatçının girmek istediği pazara gidip iş ilişkileri kurmasına destek olmak için uygulanıyor. Bazı harcama kalemlerinin (Ulaşım konaklama yeme içme vs.) yarısını karşılıyor.

Rekabet Arttırıcı Destekler: Yukarıda bahsedilen vergi avantajları

ARGE Destekleri: Benim kullandığım 1512 buna bir örnek. Tübitak, Kosgeb ve TTGV’nin bu konuda destek programları var.

EXIMBANK

Banka olmamasına rağmen finansman için kullanılır. İhracatçılar için; kredi, alacak sigortası ve yurtdışı alıcı kredisi hizmetleri çok faydalıdır. Muhakkak araştırılması ve bu hizmetlerin iş yaparken kullanılması gerekli.

3 gün içinden en çok yorulduğum gün buydu sanırım. İnsanlarla kaynaşmaya da başladım ufak ufak. Yarın fiyat nasıl belirlenir konusunu işleyeceğiz. Girişimcilik eğitimlerinde çokça işlediğimiz bir konuydu. Bakalım değişik neler göreceğiz.

Not: Görseller el emeği göz nuru. Kaynak belirtmek şartıyla kullanabilirsiniz.

    • #İthalat
    • #ihracat
    • #BODTO
    • #GEKA
  • 9 months ago
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

2. Gün Özel: Think Tank Çalışması

Think Tank yazınca aklıma Fallout: New Vegas’taki thinktank geliyor. Muazzam bir senaryoydu. Neyse bu yazı oyun yazısı değil bir “Nasıl vergi avantajı sağlanabilir” yazısı. Yasal olarak tabi. Yatırım tavsiyesi değildir bu arada. Hatta mevzuata uygun olmasına rağmen etik bir davranış değil bence.

Görünüş:

Tüccar Dubai’ye mozarella ihraç etmek ister. Dubai’de mozarellanın birim fiyatı piyasada 45 cent civarında. Tüccarın bu pazara girebilmesi için 35-40 cent arasında satış yapabilmesi gerekiyor. Buna karşın Türkiye içinde bir peynir üreticilerinden aldığı en düşük fiyat 1 dolar civarındadır. Tüccar bir anlaşma ve pazarlıkla fiyatı 35 cent seviyesine çeker ve Dubai’ye 36 cent’ten satar. İhracatını tamamlamış olur.

Bilgi

  • Üreticinin “Dahilde İşleme Belgesi”ni tüccar ithalat yaparken kullanabilir. Bu belge ihracatta kullanılacak bir ürünün ham maddesi için vergisiz ithalata izin verir. (Daha fazla detay ve kapsamı var. Bu durum için bu şekilde kabul edebiliriz)
  • Mozarellanın ham maddesi tereyağıdır.
  • Tereyağı ithalatına %180 gümrük vergisi uygulanır.
  • Tereyağı Türkiye fiyatı 7 euro seviyesindedir fakat dünyada bu fiyat 2 euro civarındadır.

Mevzuat kullanılarak nasıl vergi avantajı elde edilebilir?

Üretici dahilde işleme belgesini tüccara kullandırır. Tüccar vergisiz tereyağı ithal eder. (2,3 euro’ya mal ettiğini varsayalım) Kağıt üstünde 35 cent’e almasına rağmen gerçekte üreticiye birim mozarella için 1 dolar ödemiş olur. Dubai’ye zararına (ya da kar etmeden) ihracat yapar. 7-2,3 euro = 4,7 euro kârdan zararını karşılar ve ithal ettiği tereyağını iç piyasaya satmış olur. Devlet ihracat yapıldığı ve ülkeye döviz girdiği için memnundur. Üretici malını satmıştır, mutludur. Tüccar mal satmıştır, mutludur.

Bütün bu mutluluk tablosuna rağmen bu bana göre çok etik olmayan bir iş yapış şekli. Kısa vadede tüccar için avantajlı olmasına karşın uzun vadede hem ülke için hem de tüccar için olumsuz sonuçları olacaktır.

    • #thinktank
    • #ihracat
    • #ithalat
  • 9 months ago
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

2. Gün - Hedef Pazar ve Müşterilerin Tespiti

Bugünün özeti ihracatta ve ithalatta vergi avantajlarının nasıl kullanılabileceği oldu. Bu konuların yanında pazarlama ile ilgili şeyleri de konuştuk tabi. Madde madde bugün aldığım notları yazıyorum yine. Okuması daha kolay oluyor. Bir de güzel bir thinktank var. Onu da Eğitim özel yazısında paylaşacağım.

Hedef pazar: İhracatın en verimli şekilde gerçekleştirilebileceği ülke veya ülke gruplarıdır.

Mevcut ve Hedef Pazar, Potansiyel Alıcılar, Satış Şartları konuları pazarlama stratejisini oluşturur.

Tüccarlık yaparken rakibe iş yaptığını göstermemek gerekli. Tüccar bir piyasada kendi müşterilerini çeker. Yüksek karlılık diğer rakiplerin de aynı pazara girmesini sağlar. (Tutan bakkalın yanına bakkal açmak gibi düşünebiliriz) Fakat bu durum teknogirişimler için çok doğru değil. Aradaki nüansa dikkat etmek gerekli.

Pazar araştırması; Ürün, Fiyat, Paketleme, Talep, Satış Şartları, Ödeme Şartları, Mevzuat, Nakliye, Ülke, Müşteri, Rakipler konu başlıklarında bilgi içermelidir. Bu bilgiler masabaşı araştırması (dolaylı), piyasa araştırması ve tüketici araştırması (doğrudan) şeklinde toplanabilir.

Ticarette müşterinin memnuniyetini esas almak ve buna göre davranmak gereklidir.

Pazar Araştırması Yaklaşımları

A. Tepkisel (Pasif) Yaklaşım - Geri dönüş tek tük ve tesadüfi

  • b2b, b2c site kullanımı
  • Toplu e-posta teklif ve tanıtımlar

B. Eylemsel (Aktif) Yaklaşım - Geri dönüş yüksek

  • Pazarlama odaklı
  • Pazar seçimi ve müşteri segmentasyonu

Pazarlama için atılan mesaj muhakkak isme gitmeli (Dear Sir vs. olmamalı) En etkili iletişim yöntemlerinden biri hala mektup.

Pazar araştırması yapmadan önce Türkiye’nin dış ticaretini kolaylaştıran etmenlerin ne olduğu araştırmalıdır. Gümrük birliği ülkeleri, GSP Ülkeleri, STA ülkeleri ihracatta öncelikli olarak kullanılmalıdır.

Gümrük vergisi hem ithalatta hem ihracatta alınabilir. Türkiye’de sadece ithalatta alınır.

Gümrük Birliği

Kabaca AB ülkeleri ile yapılan anlaşma diyebiliriz. 28 üye ülke var. Bu ülkeler kendi içlerinde sanayi ürünlerine gümrük vergisi uygulamaz. 3. ülkelerden gelen ürün OGT (Ortak Gümrük Tarifesi) ile vergilendirilir. Gümrük Birliği’ne bir kez giren ürün için tekrar vergi ödenmez.

Bir ürünün Gümrük Birliği içinde vergisiz olarak dolaşabilmesi için ATR belgesi gereklidir. Bu belge ticaret odaları vasıtasıyla temin edilir.

GSP - Genelleştirilmiş Tercihler Sistemi

Bu gümrük anlaşmasına Türkiye 1968 yılında girdi. İlk üyelerinden. Sistemin amacı gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere gümrük vergisiz mal satması. 39 ülkeden oluşuyor.

İthalatta GSP: Belli ürün gruplarında ithalatta gümrük vergisini ortadan kaldırıyor. Ülkeler aşağıdaki gibi gruplanıyorlar:

GYÜ - Gelişme Yolundaki Ülkeler

EAGÜ - En Az Gelişmiş Ülkeler

ÖTDÜ - Özel Teşvik Düzenlemeleri Ülkeleri

İhracatta GSP: ABD, Japonya, Rusya, Yeni Zellanda, Beyaz Rusya, Avustralya ve Kanada. Bu ülkelere ihracat yapıldığında yine gümrük vergisinden muafiyet var.

Vergi tek taraflı olarak sıfırlanmış oluyor diyebiliriz. GSP için gelişmişlik seviyesi dünyadaki sıralamaya bakıyor.

150kg veya 7500 Euro’nun altında yapılan ihracata mikro ihracat deniyor. Ekstra beyanname hazırlamaya (gümrük müşavirine) gerek yok.

Bir firmanın rakiplerini en kolay yoldan ezebilmesinin (fiyat olarak) yolu vergi ödememektir.

GSP ülkelerine ihracat yapmak için Menşei Şehadetnamesi Form A hazırlanmalıdır. Genel olarak bu tip gümrük belgeleri ihracatçı tarafından hazırlanır, ithalatçı tarafından kullanılır.

STA - Serbest Ticaret Anlaşması

Gümrük Birliği ile birlikte gelen bir anlaşma. Gümrük birliği ülkeleriyle bu ülkelerin yine belli avantajlara sahip olmasını sağlıyor.

İhracat yapılan ülke veya sektör şirketi de büyütmeli. Yani o pazar ile stratejik ortaklık kurulmalı.

EFTA Ülkeleri: İsviçre, Norveç, lichtenschein, İzlanda

AKP Ülkeleri: Afrika, Karayip ve Pasifik Ülkeleri

Yatırım teşviği belgesi ile alınan cihazlar 4 yıl satmama şartı ile vergiden muaf.

Uluslararası Pazarlama

Bir malın belli bir kâr marjıyla dış piayalardaki alıcılar tarafından satın alınmasının kabul ettirilerek “Sürdürülebilir İhracat” amacına yönelik her türlü araştırma, analiz ve girişim (fuar katılım, broşür bastırma vs.) uluslararası pazarlamadır.

Türkiye’deki tereyağının %80’i ithaldir. Tereyağı beyaz renklidir. Başka renkte olanlar katkılıdır.

Temel Pazarlama Prensipleri

SWOT analizi yapılmalı. Bunu yapmaktaki amacımız “Ben ihracat pazarlaması yapabilir miyim?” sorusunun cevabını bulmak.

SWOT analizindeki zayıflıkları personel, tehditleri patron çözmeli.

Boston Matrix

İlk defa bir muhabbette adı geçiyor. Girişimcilik eğitimlerinin hiçbirinde görmedim. Ne kadar işlevsel bir tablo onu da bilemiyorum fakat derste paylaşıldı. Ben de eklemeden geçmeyeyim. Ürünümüzü pazara göre 4 ayrı gruptan (Problemli çocuk, Yıldız, Köpek, Nakit İneği) birine yerleştiriyoruz. Ürünü koyduğumuz yerin bizim pazarlama stratejimizle uyumlu olması gerekiyor. Örneğin Apple ürünlerini nakit ineği olarak konumlandırıp uzun süre satıyor, Samsung ise ürünlerini yıldız olarak konumlandırıp kısa süre sonra köpeğe kaydırıyor ve yeni ürün çıkartıyor.

image

Bir ürün için sağlıklı döngü; problemli çocuk, yıldız, nakit inek, köpekler şeklinde olmalı.

Müşteri Profili

Gelire göre gruplandırılabilir. Ülkenin toplam gelirine göre değil, ülkede yaşayan insanların satın alma gücüne göre sıralama yapıp buna göre pazar belirlemek daha uygun.

Öncelikli olarak orta gelir grubuna değil, üst veya alt gelir grubuna hitap etmek başlangıç için daha iyi.

Fiyat kırarak para kazanılmaz. Kaliteli ürünle ve yüksek fiyatla pazara girmek gerekli fakat her durum için kaliteli ürün-yüksek fiyat denklemi geçerli değil. Pazarın türüne göre düşük kaliteli ve en ucuz ürünü piyasaya sürmek de mantıklı olabilir.

Alıcı Profili

Üretici, Tüccar (Bayi, İthalatçı), Son Kullanıcı (En kritik) Kamu Kurumları olarak listelenebilir. Alıcı kimse ona göre bir pazarlama stratejisi oluşturulması gerekir.

Fiyatlama

1- Maliyet Odaklı - Ürünü tanımak gerekir.

2- Pazar Odaklı - Pazarı tanımak gerekir.

3- Rekabetçi Fiyatlandırma - Yapılabilecek en büyük hatalardan biri bu fiyatlama stratejisini kullanmaktır. Şirket batırabilir. SWOT analizinde yer alan tehdit başlığının içeriklerinden biridir. Uzak durmak gerekir.

Maliyet ve pazar bir arada düşünülerek fiyatlama yapılmalıdır. Yapılan analiz sonucunda pazara göre maliyet kurtarmıyorsa inatlaşmak yerine o ürünü pazarlamamak/satmamak daha mantıklı olabilir.

2. Gün bana göre bir önceki güne göre daha yoğun geçti. Kritik hikayeleri dinledik. Eğitim üretimden ziyade tüccarlara yönelik ilerliyor. 

    • #BODTO
    • #GEKA
    • #İthalat
    • #İhracat
    • #pazarlama
  • 9 months ago
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

İhracatta Bilgi Kaynakları ve İstihbarat 1. Gün

Bodrum Ticaret Odası’nın GEKA ile düzenlediği bir eğitim programı başladı bugün. Basitçe ihracat nasıl yapılır ve ne gibi muafiyetleri vardır konuları anlatılacak. Daha önce DEGA eğitimini gün gün yazmıştım. Geriye dönüp okumak için faydalı olmuştu, bu eğitim için de yapacağım bunu.

Eğitime tanışma ve konu başlıklarını listeleme şeklinde başladık. Bu eğitimi Hakan Akın veriyor. Kendisi için dış ticaret uzmanı diyebiliriz. Tanışma faslından sonra hafif tempolu koşu kıvamında konulara geçtik. Dış ticaretle ilgili bilmediğim pek çok şey öğrendim fakat her gün bu şekilde geçecekse işimiz var. 6 saatlik ilk eğitim günümüzde kabaca yaptığımız şey dış ticaret ile ilgili sitelerin neler olduğunu öğrenmek ve o sitelerde gezmekti. Asıl faydalı olan şeyler baktığınız zaman Hakan beyin tecrübelerini anlatmasıydı aslında. Neyse. Neler işledik onları yazayım:

Müşteriyi İzlemek

Hakan bey yurtdışına ticaret yapmayı isteyip elinde ürünü olmayan veya elindeki ürünü kime satacağını araştıran birinin yapması gereken ilk şey potansiyel pazarı/müşterileri izlemek olmalı dedi. Benzer şeyleri girişimcilik eğitimlerinde de dinlemiştik. İşin sırrı: Önce pazar, sonra ürün.

Türkiye’de ihracatı perde arkasında TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) yönetir.

Yurtiçi Bilgi Kaynakları

TOBB - Dış ticaret bülteni önemli. Uluslararası iş imkanları sekmesinde iş birliği teklifleri yer alıyor. Bültenleri takip ederek iş yapmak mümkün. Bu bültenlerden yola çıkarak kurulan bağlantılarda %60-70 geri dönüş var.

DEİK - Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu. İnternet yoluyla ulaşamayacağımız pazarlara ulaşabilmek için kullanabileceğimiz bir kaynak. Gezilerine katılabilmek için üye olmak gerekiyor. 2300 Dolar gibi bir yıllık ücreti var. Üyelik olmadan da firmalar hakkında bilgi toplayabilmek mümkün.

UND - Uluslararası Nakliyeciler Derneği. Kalburüstü diyebileceğimiz nakliye firmaları burada.

Eximbank - Özellikle ithalat ve ihracat konularında uygun şartlarda finansman sağlanabiliyor.

Enterprise Europe Network - TOBB’un iş birliği teklifleri sayfasının AB versiyonu diyebiliriz. Ücretsiz üye olarak buradan da bağlantı kurmak mümkün.

Ekonomi haberlerini ekonomi.gov.tr adresinden takip etmek daha faydalı. Görece tarafsız.

Yurtdışı Kaynaklar

Buradaki siteler çok enteresan. Sırf genel kültür bilgisi için bile bakılabilir.

CIA Factbook - Dünyadaki tüm ülkelerle ilgili genel bilgiler var. Vergi oranları, suç düzeyi, nüfusu, hangi ürünleri ürettiği hangi ürünleri ithal ettiği gibi pek çok bilgi var. İhracat yapılması planlanan ülkeye ilişkin bilgi toplamak adına başlangıç kaynağı olarak kullanılabilir.

export.gov - Bu da ABD’nin bir sitesi. ABD’deki firmalar özelinde hazırlanmış ihracat dökümantasyonu bulunuyor fakat genel geçer bilgiler ve ihracat yapılacak ülke ile ilgili ticari bilgileri öğrenmek için CIA Factbook ile kullanılabilir.

www.numbeo.com - Kurcalaması en keyifli sitelerden biri. O şehirdeki yaşamla ilgili fiyatları (kira, faturalar, yeme içme vs.vs) veriyor. Kıyaslama yapabiliyorsunuz. Muazzam site.

indexmundi.com - Dünya haritası üzerinden yurtdışı ürünlerin günlük fiyatlarına erişmek mümkün. Veriler için CIA Factbook ve ABD’nin o fiyatla ilgili kaynaklarını kullanıyor. Özellikle hangi ülkede hangi gıda anlık olarak kaç para öğrenmek için faydalı.

trademap.org - Pazar araştırması yapmak için gerekli. Dünya üzerinde hangi ülke hangi ülkeye neyi kaça ne kadar satmış konusunu araştırmak için oldukça faydalı. Ücretsiz olarak üye olunabiliyor. Verileri BM’den alıyor. ham verilere https://comtrade.un.org/ üzerinden ulaşmak mümkün. En azından verilerin kaynağının burası olduğunu biliyoruz.

İhracata nereden başlayacağımızı görebilmek için sitenin trade indicator istatistiklerine ve export growth vs partner import growth grafiğine bakmak gerekiyor. Pazarı büyüyen, ve Türkiye’den ithalatı artan ülkelere meyletmek genel olarak avantajlı.

globaltrade.net - İhracat yapacağınız ülkede bayi, temsilci, avukat, gümrük müşaviri gibi hizmet verecek kimseleri bulmak için bir veritabanı.

BALO.tc - Büyük Anadolu Lojistik Organizasyonu. İhraç/ithal edeceğiniz malları karayolu yerine tren ile taşınmasını sağlayan bir organizasyon. Arkasında dolaylı olarak devlet var.

Firmalara Ulaşım

Daha önce dış ticaret yapmış firmaların listesi, satış fiyatları, satış adetleri gibi verilere ulaşmak için aşağıdaki siteler kullanılabilir.

emarketservices - en büyük e-ticaret sitelerinin bulunduğu portal

importgenius - yine ithalat-ihracat ile ilgili firmaların ve çeşitli istatistiki bilgilerin sunulduğu bir site

greatexportimport - en.52wmb.com diye enteresan bir adresi var. Yukarıda başlık açıklamasında yaptığım şeyin karşılığı burası. Ücretsiz üyelik imkanı var fakat belli sayıda arama yaptıktan sonra verileri gizliyor. Aylık 20 dolar gibi bir ücreti var. Sürekli bu araştırma işi yapılacaksa verilebilir bir rakam.

tradeinfo365 - Yine benzer bir site

tradesns - Bazı ülkeler için HS kodu, bazı ülkeler için ürün ismi kullanılan bir arama sistemi var. Veri toplamak için kullanılabilir.

customstoday.com.pk - Yukarıdaki sistemlerin sadece Pakistan için olanı

zauba.com - Sadece Hindistan için olan bir site. Yalnız açılması kapanması enteresan. DNS sorunu yaşayabilirsiniz.

tanjiva.com - Greatexportimport’a benzer bir site fakat üyelik çok pahalı. Buna karşın firmalarla kolayca iletişim kurduracak bir altyapısı var ve servis kalitesi daha iyi.

Kompass.com - Fransa merkezli bir şirket veritabanı sitesi. TİM ile anlaşma yapmış ve şu an ücretsiz üyelik imkanı var. Bu konuda piyasadaki en eski firma Kompass.

Hoovers - Yine piyasanın en iyilerinden fakat ücretli bir veritabanı sitesi.

Europages.com - Ücretsiz bir şirket veritabanı. Avrupa, Kuzey Afrika ve az da olsa Rusya ve Çin firmaları listelenmiş durumda. Böyle giderse isimlerinden Euro’yu atmaları gerekebilir.

globalsources.net - Uzakdoğu firmalarının listelendiği bir veritabanı.

all.biz - Türki cumhuriyetler ile Rusya firmalarının şistelendiği bir veritabanı.

thomasnet - ABD + Kanada için Kompass muadili bir site.

indiamart - Hindistan firmaları için bir site

made-in-china.com - Bu zaten bilinir.

gulfind.com - Arap körfezi ülkeleri firmaları için bir site.

Üretici kolay bulunur fakat tüccar daha zor bulunur. Örneğin Domates satıcısıysanız salça üreticilerini bulmak kolay fakat domates tüccarlarını bulmak daha zor.

Alım Satım Sayfaları

Aşağıdaki sitelerin tamamı aslında görece minik alibabalar. Tek tek açıklama yazmaya gerek yok fakat bir uyarıda bulunmakta fayda var. Bu sitelerdeki firmalar dolandırıcı olabilir. Ticaret yapmadan önce güvenilirlik meselesini kendinizin doğrulaması lazım. Bunun için fraudwatchers kullanılabilir.

alibaba - Bunu bilmiyorsanız ayıb

tradekey

ecplaza

europa.bloombiz

tradeindia

Fuarlar

eventseye.com - Dünyadaki en büyük fuar ve etkinlik sayfası.

fuartakip.com - Türkiye’deki en büyük fuar ve etkinlik sayfası

ekonomi.gov.tr - Burada destek kapsamındaki fuarlar listeleniyor. Buraya da göz atmakta fayda var.

İhaleler

İhalelerin kolay yanı müşterinin hazır olması. Pazar arama gibi bir derdiniz yok. Kötü yanı ise rakiplerin de hazır olması.

ted.europa.eu - Avrupadan ihaleler yayınlanıyor.

tobb.org.tr - TOBB da ihaleleri yayınlıyor.

biddingsource.com - Dünyadaki ihaleler yayınlanıyor.

globaltenders.com - Yine dünyadaki ihalelerin yayınlandığı bir site

ekap.kik.gov.tr - Türkiye’deki resmi kurumların tamamı buradan ihaleye çıkıyor.


İlk gün kabaca yukarıdaki siteleri incelemekle geçti diyebiliriz. İki tane de ödev verildi. Onları yapayım da yatayım artık. 

    • #bodto
    • #GEKA
    • #ithalat
    • #ihracat
  • 9 months ago
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

can’t find ’__main__’ module in

Projede STM32 işlemci ailesini kullanıyorum. Eclipse ile verimli ve hızlı biçimde programlayabilmek için bir yazılımcının geliştirdiği python scriptini (minik bir program) kullanmam gerekiyor. Geçen hafta çalıştırmayı başardığım scripti bu hafta çalıştıramadım. Başlıktaki hata mesajını alıyorum. Kafam dağılsın diye de twitter’a girdim. Kadına şiddet, yolsuzluk gibi haberleri gördüm ve hımınısını diye sinirlendim. Çünkü bunlar belli süreçleri tamamlamış (konuşabilen, okuma yazma öğrenmiş) her insanın basitçe kötü olarak kabul edeceği şeyler. Ben de bu süreçleri tamamladığım için sinirlendim. Yalnız fark ettim ki haberler bu kötü olaylar ile ilgili değil, bu kötü olaylara tepkisiz kalan hatta bunları o kadar da kötü bulmayan, aslında normal karşılayan, “dövüyor ama kadın da tahrik etmiş, çalıyor ama yol yabdı” diye öven insanlarla ilgili. Kafamı kaldırıp etrafıma baktığımda ise bu insanları sokakta gördüğümü fark ediyorum. Geliştirmek için kafa patlattığım ürün sayesinde ülke ekonomisi bi tık düzelecek. Benim gibi bir sürü insan var ar-ge yapan ve bu bi tıkları topladığınızda tüm ülkeye etki edecek bir ekonomik kalkınma (umarım) sağlayacağız. Peki refah? Ekonomimizi düzeltsek bile huzurlu yaşayabilecek miyiz? Trafikteki onca insan ekonomik olarak daha düzgün bir ülkede yaşayınca bir anda sinyal vermeye mi başlayacak? Kadınları dövmeyi mi bırakacak taciz etmekten mi vazgeçecek? Bu insanlar bunlardan vazgeçmeyecek belli. Peki bu kötü dediğimiz şeyleri yapan insanları öven insanlar azalacak mı? Sesleri kısılacak mı? Hiç sanmıyorum. Bunlar kafamdan geçtikçe boşa kürek çektiğimi hissediyorum. Nerede ulan bu ülkenin __mail__ modülü.

  • 10 months ago
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

6. Ayın Sonunda Şirketin Durumu

Esasında günlük gibi şirketle ilgili her şeyi fıt fıt yazmak istiyordum ama üstüme çöken atalet hali nedeniyle yapamadım. Geçenlerde bir arkadaşımın arkadaşı benden süreç hakkında bilgi istemişti. 2018 1. dönem çağrısına başvuracakmış. Uzun uzun mail yazmak yerine blogumda yazdıklarımı paylaştım ve fark ettim ki hibeyi kazanana kadar olan süreci çok güzel kayıt altına almışım. Benim için de bu programa yeni başvuracak adaylar için de güzel bir referans oluyor bu yazılar. Ben de gaza geldim ve tekrar yazmaya başlıyorum. Psikolojimi toparlamak ve bu sayede atalet halimi yenmek için de faydalı olacaktır diye tahmin ediyorum.

Girizgahtan özete geçelim. 

Şirket Kurmak

Şirketi kurmak büyük dert ama Bodrum’da kurmak çok sıkıntı değil. Muhasebecim daha önceden 1512 programıyla kurulmuş bir şirketle çalıştığı için süreçlere hakim fakat kendisi İstanbul’da. Bu benim için hem avantaj hem dejavantaj oldu. Kuruluş işlemlerini uzaktan telefonla destek alarak ben yaptım ve bu işlem için normalde muhasebecime 1000 lira civarı (genel rayici böyle) ödeme yapmam gerekirdi, yapmamış oldum. Tüm kuruluş işlemi süreçlerine ve o bürokrasiyle tanışmış oldum. İşlerimi nasıl planlayacağım hakkında tecrübe oldu fakat Ağustos sıcağında motosikletle helak oldum. Ha motosiklet değil araba ile çıksam 1 günde mümkün değil bitiremezdim. Gerçi o sırada araba da yoktu ya neyse. 

Sözleşme İmza Süreci

Tübitak bizim tarafta tarihleri çok katı uyguluyor. Yani hiç bir evrak gecikemez ve verilen tarihte verilen iş yapılmak zorunda. Buna karşın Tübitak kendi tarafında olabildiğince esnek. Şirketler kurulduktan sonra imza süreci ile ilgili tek bir mail atıldı ve imza töreninin yapılacağı günü törenden sadece 1 hafta önce açıkladılar. Bu aslında beni biraz zora soktu çünkü yüksek lisans işlerim de vardı. Neyse ki beyaz yakalı reflekslerimle imza töreni tarihini tahmin ettim de gereksiz zaman ve para kaybetmeden programımı yapmış oldum. Tören biraz acele ve plansız ilerledi. Biraz şansımın yardımıyla öğleden önce imzayı attım ve öğle yemeği olarak planlanan sandviç meyve suyu vs. torbasını kapıp ortamdan uzaklaştım. 

image

Sözleşmeyi 29 Eylül’de imzaladık. Tübitak’ın proje takvimine göre faliyetlerin 1 ekimde başlaması gerekiyor fakat Tübitak tahmin edebileceğiniz üzere 1 ekimde hibenin ilk bölümünü yatırmadığı için faliyetlere de planladığım gibi başlayamadım. Eğer bu programa başvuracaksanız aklınızda olsun, Tübitak bu hibenin geç yatması ile oluşan gecikmeyi geçerli bir bahane olarak kabul etmiyor. Bir şekilde çalışmaya başlamanız ve sunduğunuz iş planına (artık nasıl olacaksa) başlamanız gerekiyor. 

Proje Başlangıcı ve Hibenin Yatması

Cebimde para olmadığı için ben iş planındaki bölümleri değiştirerek ve ön hazırlık yaparak gecikmeyi en aza indirmeye çalıştım. Paranın 2-3 ay gecikmeyle yatabileceği sözel olarak (sonra mail olarak) bize Tübitak tarafından bildirilmişti çünkü. Parasız geçen sürede ne yaptım peki? Rakip ürünleri daha detaylı inceleyip kullanıcı yorumları aldım. Bu donanım ve web arayüzü için daha sonra yapmam gereken bir işti. Erkenden yapmış oldum. İşlemci seçmem gerekiyordu, bol bol datasheet ve forum okuyarak ve eşe dosta danışarak işlemci seçtim. Satın alacağım ürünlerin yeni modelleri çıktığı için o modelleri inceledim. EMO eğitimlerine katıldım ve şirketi fonlayacak diğer işler için gerekli belgeleri toplamaya başladım. Bunları yaparken bize bir mail geldi. şu şu evrakları (SGK ve Vergi dairesi borcu yoktur yazısı vs.) bize şu tarihe kadar iletin diye. Evrakları ilettim ve yüksek lisans mezuniyet işlemlerim için İstanbul’a gittim. İmzadan tam 2 ay sonra 29 Kasım tarihinde hibenin ilk taksidini şirket hesabına yatırdılar. Zeytinburnu metroya doğru yürüyordum o sırada. Tek kişilik halayımla metroya kadar ilerledim. Burada gelen rahatlama muazzam. Hemen satın alma işlemlerine başladım fakat başta belirttiğim iş planı değişikliğine ek olarak satın alma ile ilgili nedenlerle iş planımda tekrar değişikliğe gitmek zorunda kaldım çünkü satın almak istediğim osiloskop 6-8 hafta sonra elime geçecekti. 

Para Yattıktan Sonra Olan Bitenler

Osiloskop sipariş sürecimi (bkz: https://goo.gl/vgBJqf) anlatmıştım. Tekrar yazmayacağım. Bilgisayar seçmek ve satın almak baya zulüm oldu. Thinkpad t470 aldım. Hafif ve hızlı bir makine ama ekranından çok memnun değilim. Kişisel bilgisayarımın ekranı (İkisi de Full HD olmasına rağmen) bariz şekilde daha iyi. Neyse. Osiloskop çok geç geldiği için işlerim çok güzel aksadı. Yine de hasarı en azda tutacak şekilde esnemeye çalıştım. 

image

Bu arada bir hesap hatası yaptığımı fark ettim ama şans eseri bu hata benim iş planımı etkilemedi. Hata şöyle. Kabaca ekipman, hizmet/danışmanlık ve maaş bütçemiz var. Ben bu bütçede satın alma işlemlerimi ve hizmet alımlarımın bir kısmını ilk 6 aylık dönemde yapıyorum ve toplamda ~80.000 liralık bütçeye ihtiyacım var. Fakat Tübitak bu ilk 6 ay için sadece 60.000 lira yatırıyor. Daha ilk seferde 20.000 lira açık büyük sıkıntı fakat bu osiloskop gecikmesi nedeniyle iş planımdaki iş paketlerinin yerlerini değiştirmiştim ya. Hah işte bu yüzden satın alma işlemlerimin bir kısmı ikinci döneme ertelenmiş oldu. Bu sayede ilk dönem için neredeyse hiç eksiye düşmeden mali dengeyi yakalamış oldum. Ha proje planımda neredeyim? Olmamam gereken yerlerdeyim. Yine de bir ivme yakaladım ve artık eksik donanımım da yok sayılır. 6. ayın sonunda gelmem gereken yerlere yaklaşmış olurum diye düşünüyorum. 

    • #Tübitak 1512
    • #Bigg
  • 10 months ago
  • 1
  • Permalink
Share

Short URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Page 1 of 101
← Newer • Older →

About

Dünya günlüğüm

Pages

  • Ben Kimim
  • Sosyal Medya
  • İletişim
  • RSS
  • Random
  • Archive
  • Ask me anything
  • Mobile
Effector Theme — Tumblr themes by Pixel Union