İstanbul Koyu Mavi

İstanbul günlüğüm

Ben Kimim  Sosyal Medya  İletişim  
Ask me anything

Ben yedi buçuk milyara zaman bile öldürmem

Ahmet Nas

YouTube'da "Jedna fotografija dnevno u najgoroj godini života…" adlı videoyu izleyin 

Jedna fotografija dnevno u najgoroj godini života…:

Islandım: Jaguar Virtual Windscreen

(Source: youtube.com)

V for Vendetta'dan Niyazi Mısri'ye 

gregorumsamsam:

Niyazi Mısri Hazretleri’nin İrfan Sofraları kitabının en bilinen bölümlerinden biri Beşinci Sofra imiş. Bunu kısa bir google aramasından anladım. Demek ki kitabı okumakta hayli gecikmişiz.

Neyse konuya döneyim. Hazret Beşinci Sofra’da Arapça, Farsça ve Türkçe’den üç tane beyit aktarıyor:

"Ey…

Böyle Rüya Olmaz Olsun

Rüyamda nedendir bilmiyorum 5 yıldızlı bir nükleer santraldeydik. Sonra bir patlama sesi oldu. Ufak çaplı bir sızıntı olmuş içeride bir yerlerde ama dışarıya sızıntı olmamış. Bir işçi yaralı olarak içerde kalmış. Gittiler adamı kurtarmaya biz de izliyoz böyle film gibi. Ulan sonra adamı çıkartıyoz dediler. Rüya bak rüya. Korkuma bakamıyorum adama sımsıkı yummuşum gözlerimi. Ağır iyot kokusu alıyorum. Adamı sanki iyot banyosu yapmış gibi içeride. Neyse bunu çıkartırlarken uyandım ben. Sonra uyuyamadım. Hayır kıçım açıkta kaldı desen hava deli gibi sıcak zaten her yerim açıkta. Nasıl iş anlamadım valla. 1,5 saat sonra geri uyudum. Onda da Walter White olmuşum. Ailecek (Skyler, Jr, Holy) Houston’a yerleşmişiz zencilerin göçmenlerin arasında takılıyoruz. Tabi Schrader dingili de peşimizden gelmiş bizi yakalamaya çalışıyo falan bi sürü aksiyon. Buna da alarmla uyandım. Uyanmasam Schrader operasyon yapacaktı yalnız. Gerçi Hollywood aksiyondan Avrupa bağımsız sinemasına geçer gibi olmuşum ben bu gece. İyi olurdu aslında ama tabi Heisenberg abimiz geldi de izin vermedi buna.

birblogsonra:

Behzat Ç. - Springfield Yanıyor

gimmieabike:

geocycle2010:

He was one of us…

I think the only thing to do is go for a ride….

With a heavy heart…..

fuck

Üretmemek

Din diğil ivilsi gün (hehe) bisiklete binerken o sırada üstümdeki eşyalara baktım, bisikletime baktım ve nerede üretildikleri (aslına bakarsanız markanın nereye ait olduğu)  düşündüm ve ufak bir liste çıkardım. Aşağıdaki liste üretim yeri değil markanın bulunduğu ülkeyi belirtiyor. Yoksa çoğunun üretimi uzakdoğu zaten. Neyse. Listeye bakalım:

Bisiklet: Türkiye (Sedona) [1]

Ayakkabı: Fransa (Mavic)

Kask: Almanya (Tchibo)

Matara: Portekiz (Polisport)

Lastik Yaması: Fransa (Decathlon)

Pompa: Fransa (Decathlon)

Telefon: ABD - Güney Kore (LG Nexus 5)

Hız Göstergesi: ABD (Garmin) [2]

Nabız Bandı: ABD (Garmin)

Gözlük: ABD (Oakley)

Kamera: ABD (GoPro)

Çanta: Fransa (Decathlon)

Kulaklık: Almanya (Philips)

Çorap: Fransa (Decathlon)

Eldiven: Türkiye (Sedona)

Şort: ABD (Reebok)

Tişört: Türkiye (Markasız)

Don: Türkiye (Markasız)

Listede görüleceği üzere, katma değeri yüksek hiç bir ürün ülkemizde üretilmiyor. Hatta daha detaylı bakarsanız, katma değeri en yüksek ürünlerin ABD’ye ait olduğunu göreceksiniz ve ne yazık ki bunların alternatifleri de ABD üretimi. Listeye bakarsak; şort, çanta, pompa, kask ve matara ürünlerinin yerli alternatifleri mevcut. Ne yazık ki eğer ilerlemek istiyorsak daha iyilerini yapmak zorundayız fakat bunu yapmaya pek de niyetimiz yok gibi.

[1] Aslına bakarsanız gövde hariç tüm parçalar yabancı. Örneğin vites-fren sistemi Japon, gidon Amerikan, lastikler Alman malı. Fakat aşağı yukarı diğer ülkelerin markaları için de böyle olduğundan ben sadece gövde (kadro) markasının nereye ait olduğunu yazdım. 

[2] Ulan hadi bu hız göstergesini yaptık diyelim, bağlandığı GPS uydusu ya ABD ya Rusya olacak. Kaçırdığımız trenlerin haddi hesabı yok valla.

klenkomat:

All hail Jens Voigt!

on numara adam valla Jens Abimiz.

(Source: omasknut)

More Information